"Namaz, Kur'an-ı Kerim, Üveysilik Zikri, Salavat"

Author Archives: Dua Kitabı

 

Bismillâhirrahmânirrahîm.

HAZIRLIK :  

  • Sessiz olmalıdır. (Yüksek  sesle   değil,  kendi  duyacağın kadar  sesle olmalı.)
  • Yalnız  olunmalı. (Müsaitseniz)
  • Kimin  huzurunda olduğunu  unutmadan, edepli-terbiyeli  olunmalı.
  • Mutlaka abdestli olunmalı.
  • Gündüzün aydınlığında ve akşamın karanlığında olmak üzere (sabah ve akşam) günde 2 kere yapılmalıdır.
  • Mutlaka şu saatte yapılacak diye zaman  belirtilmez.  Kişi  kendini hazır hissettiği  zamanda gerçekleştirilir. Ama  yatarken  ve  sabah  namazının  öncesi  ve  sonraları  en   uygun zamanlardır. Herkesin uykuda olduğu zamanda Rabbimiz; ”Kulum herkes gaflette iken Beni ve Resulümü andı.” der ve zikir sahibini çok sever.

UYGULANMASI :

  • EÛZU BİLLAHİ MİNEŞ-ŞEYTÂNİRRACîM. BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHîM.
  • 100 DEFA TEVBE ESTAĞFURULLAH (sadece arapçasını da söyleyebilirsiniz)
  • –Başında Besmele Olmadan– SALAT-I ŞERİFE (SALAVAT) okuyoruz. (Sayı sınırı yoktur dilediğiniz kadar istediğiniz kadar okuyabilirsiniz, illa bizden tavsiye isterseniz saygıdan dolayı EN AZ 100 deriz.)
  • Yaklaşık 2000 adet Salat-ı Şerife var. Hangisi kolayına gelirse o Salat-ı Şerifeyi söyle. İster uzun isterse kısa olsun hiç fark etmez. İlle de tavsiye dersen biz;  “Allahümme salli ve sellim ve barik ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammed” deriz.
  • –Başlarında Besmeleyle– 11 İHLAS SURESİ (Kul Hüvallahu) ve  1 FATİHA SURESİ ( Elham )
  • Hediye : (Allah’ım senin rızan ve izninle okuduğum surelerin sevabını ve salât-ı şerifleri şanlı peygamber efendimiz Hz. Muhammed (sav)’e, ehlibeytine, yüceâlisine, ashabına, sevdiklerine, tüm meleklere ve peygamberlere, Hızır (as) ve sevdiği evliyalara, Veysel Karani hazretleri ve tüm üveyslere, sıddık, şehit, arif, salih kullara, himmet eden sultanlara, ders veren hocalarımıza ve onların hocalarına, tüm üveyslerinde hediye ettiği tüm sevgililere (istediğiniz evliya ve ölmüşlerinize ve sevdiklerinizi de hediye edebilirsiniz)
  • 1 Kere EÛZU BİLLAHİ MİNEŞ-ŞEYTÂNİRRACîM. BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHîM.
  • “LA İLAHE İLLALLAH” okuyoruz. (Sayı sınırı yoktur dilediğiniz kadar istediğiniz kadar okuyabilirsiniz, illa bizden tavsiye isterseniz saygıdan dolayı EN AZ 100 deriz.)

***Not: Zikri  bitirdikten  sonra  11  ihlas ve 1 Fatiha  okunmayacaktır…***

Bu  kadar mı? Evet bu kadar.

ÖNEMLİ: Zikre hemen başlayabilirsiniz, Allah’ı ve Şanlı Resulümüzü anmak için kimseden icazet almanıza gerek yoktur. Sitemiz VİDEOLAR kısmından SAFRANBOLU sohbetini mutlaka dinleyiniz.

Üveysilik Nedir? Marifet Nedir? Neden bu zikri yapıyoruz? Allah’a ve Resule sevgili olmak nedir? Nasıl olabiliriz? Zikirde neler yaşanıyor ve yaşayacaksınız? sorularının ve daha fazlasının cevabı bu videoda mevcuttur.

 


Reklamlar

 

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Bu arada ama rüyada, ama namazda, ama zikirde –Nefsinin sembolü olan bir hayvan– görürsün. Senin nefsin bu hayvanla sıfatlanmış demektir. Eğer ölmüş görürsen, sen nefsine Allah’ın yardımıyla galip geleceksin demektir. Yok, bağlı olarak görürsen nefsin sana zarar veremeyecek demektir. Yok, başıboş görürsen nefsinle mücadele edeceksin demektir. Üzülme Allah’tan sana mutlaka yardım gelir.

Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed (s.a.v ) ne buyurmuş: Nefsini bilen Rabbini bilir. Artık nefsinin ne olduğunu öğrenmişsin ve geriye kalan yıllarında ne ile mücadele etmen gerektiğini doğrudan öğrenmişsin demektir. Yani gördüğün, hayvanın kötü özellikleriyle mücadele ederek; sendeki kötü huy ve davranışlardan uzaklaşman gerekmektedir. İşte zikir ne ile mücadele etmen gerektiğini öğreten, temelini Kur’an ve Peygamberimizin (s.a.v) yaşamından alan ve O’nun öğretileri ile bilgilenmeni ve hayatını, bu iki temel dayanağının varlığına sımsıkı bağlı olman gerektiğini öğreten birinci elden öğretidir. Bu yolun yolcularına bilmedikleri öğretilir ve sevgili mutlaka korunur. Bu Allah’ın bir lütfudur. Artık hayatını baştan aşağıya (ister farkında ol; ister olma fark etmez) Kur’an ve Hadisler içinde yaşar gidersin.

Zikre başladığında; Üveys Veysel Karane Zikrine başladığında, mutlaka ama mutlaka nefsinin, hangi hayvanî sıfatla sıfatlandırıldığını birinci elden ve doğru olarak alırsın. Gösterilen hayvanla nefsin birebir aynıdır.

Yılan şeklinde görünürse: Yalancı, acıması az, sinsi, fırsatını bulunca insanlara acımadan saldıran, gıybet yapan ve bundan zevk alan vb. kötü ahlakı taşıyansın demektir.

Domuz olarak gösterilirseSen helali haramı ayırt etmeyensin. Bu kazanç yönünde olduğu gibi eşine sadık olmaya asla önem vermeyen birisisin. Her şey benim olmalı düşüncesini taşıyan bencilin, vurdumduymazın tekisin.

Ayı, kaplan, çakal, kurt vb. yırtıcı hayvanlardan birisi gösterilirseSen acıma – merhamet bilmeyensin. Hoşuna giden her şeyin senin olmasını isteyensin. İstemekle kalmayıp bunun için her yola başvurmaktan çekinmeyen birisisin demektir.

Köpek nefse sahipsen: Parayı – dünyayı çok sevensin, para için her şeyi yapansın demektir. Ama sevdiklerini de korumaya çalışansın. Bir yere kadar (menfaatine ters düştüklerinde) onları da yok sayabilecek kadar vurdumduymazsın demektir.

Bu arada şunu da belirtelim ki; gösterilen hayvanın boyunun, büyük veya küçük olması ile de nefisle eşdeğer olmuştur. Yani hayvan ne kadar büyükse nefsiniz o kadar büyük, hayvan ne kadar küçük ise nefsiniz de o kadar küçük demektir.


 

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Bu kokular da ilahi kokulardır. Sevgili Peygamberimizin (s.a.v) hadisinde bahsettiği “Bana dünyada 3 şey sevdirildi; güzel koku, kadın ve gözümün nuru namaz.” İşte bahsedilen kokuları koklamaya başlarsın. Bu kokular şimdiye kadar kokladığın kokulardan farklıdır. Önceleri azar azar koku gelir ve gider.

Önceleri farkına bile varmazsın. Daha sonraları kokular  bazen çok şiddetli  olur; camide namaz  kıldığın mümin kardeşinden geliyor sanırsın. Hayır, bu sana verilmiş ilahi bir armağandır. Bu  kokuyu  senden başkası  duymaz. Yalnız  senin  gibi  Zikir Ehli, yani Allah  yolunun  yolcusu varsa  o da kokuyu duyar-koklar. Başkaları  bunu  duyamaz. Kokuların en çok  duyulduğu  yer ve mekânlar camide ibadet  ederken  ve  türbelerde Allah dostları Evliyaların yanında Salat-ı Şerifeleri söylerken olur. Türbedeki Allah dostunun sana  verdiği “ Hoş geldin. “ kokusudur. Peygamberimizin kokusu Gül; Torunlarının  reyhan; Hz. Ali’nin   kırmızı   karanfil; Horasan Evliyalarının (Ahmet Yesevi Hz.lerinin Anadolu’ya gönderdiği evliyalarının) ise dağ çiçekleri gibi değişik değişiktir. İşte, artık   senin sevildiğinin  bir  başka  gösteriş şeklini sana yaşatırlar. Daha  sonraları  “tesbihin” kokmaya başlar. Eğer  kimseye  söylemezsen, evinin bütün  odaları bu  ilahi  armağanlarla dolar, taşar. Ta ki, birine söyleyinceye kadar  veya  fark edilinceye   kadar kokar durur. Onlarca  yıl  namaz  kılıp, bu kokudan  mahrum   olan  nice  kullar   var. Allah   sizi böyle  olmaktan muaf  kılsın. Amin.

Bu kokular cennetteki “Misk Dağından” getirilir. Evliyaların makamlarında, Yasin  okumayınız. Bunun  yerine  Salat-ı Şerif  söyleyiniz. Görün, bakın; nasıl kokularla karşılanacaksınız.
* Burası çok önemli: Sana bir evliya öğretmen olarak verilir. Bizi diğer  zikir ehillerinden ayıran en önemli özellik budur. Yaşayan nefs sahibi bir kul verilmez. Herkesin öğretmeni ayrı olabileceği gibi sana bu zikri  öğretenin  evliyası da  olabilir. Bunlar  senin bilmediklerini, ya da yanlış bildiklerinin doğrusunu sana öğretirler. Bu kalbine ilham olduğu gibi rüyada olur, perde  kalkarak  olur. Ne demek istediğimi yaşarken öğreneceksin. Daha fazla açamam, açsam da  anlatamam. Sonuçta  anlayamazsın. Çünkü aklın bu marifet dünyasında  bilebilirliği yok. Ne öğretilirse onu kavrar, daha  fazlasını  değil. İşte  o evliyanı  sana  sevdirirler ve   seni de  ona sevdirirler. Yanına  varır varmaz ilahi  kokuları sana  koklatırlar. “Yaşa ve gör“


 

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Rüyalardan sonra namazlarda ve zikirlerde perdeler kalkmaya başlar. Artık tecelli dediğimiz –anlık görüntüler– başlar. Bir anda görürsün ve hemen kaybolurlar. Ama ne güzeldirler. Bir anda görürsün ama aldığın haz unutulmaz. İşte Hal Ehlinin–Yaşama Ehlinin tarifi olmayan lezzetidir; tadıdır bunlar. Yıllar geçse de unutamazsın. Senden önce yaşayanların yaşadıklarını yaşamaya başlamışsındır artık.

Mübarek olsun…


 

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Geceleyin zikri gerçekleştirirken, yıldızlar o kadar sana yaklaşır ki şaşarsın. Şaşma… Sen Peygamberimize salat ve selam yollarken ashabına da dua ve salat-ı şerif yolladığın için ve Peygamberimiz (s.a.v): “ Ashabım gökteki yıldızlar gibidir,  hangisine uyarsanız yolunuzu kaybetmezsiniz.” sözünün sonucu yıldızların mânâ âlemindeki ashaplar olduğunu yine ilk elden vasıtasız öğrenmiş olursun. Peki, niçin yaklaştıklarına gelince; kendi soyumuzdan olmadığı halde bize her gün salat ve selam yollayan ve ayrıca ruhlarına her gün hatim (11 İhlas ve 1 Fatiha) yollayanlara sevgilerini göstermek içindir.

Namazlarınızın sonunda bir “Fatiha” okuyup, bırakmayınız. Bunun yerine 11 İhlas ve 1 Fatiha okuyup bu sevapları: Peygamberimize, ev halkına, soyuna, akrabalarına, ashabına ve salih kullarına hediye edin. Çok fazla sevap aldığınız gibi, sizi sevdiklerini mutlaka gösterirler ve ispat da ederler. Ne olur, hemen itiraz etmeyin. Hele hiç bilmediğiniz konularda… Yaşayın ve görün.

Yaratılanlar içinde ilk defa itiraz eden ve yalan söyleyen lanetli iblistir. Rabbimiz olan Allah’ımız Kur’an-ı Kerim’de ne buyuruyor: “İblisin adımlarına uymayın.” İtiraz ederek siz; eğer yalan söylüyorsak biz; o zaman lanetli iblisin yolundan gitmiş oluruz. Böyle olmaktan Allah’ıma sığınırım. Size düşen zikri uygulamak ve sonunda yaşamak, bize düşen doğruları; sadece doğruları yazmaktır. 

Son olarak da, gece ibadetlerini; herkesin uykuda olduğu saatlerde kalkıp; ama Kur’an okuyun, ama en az 6 rekat teheccüd namazı kılın, ama zikir edin. Yapabilirseniz, hepsini de yapın.  Ama ilk önceleri bu nefsinize çok ağır gelir. Ertesi gün işe gideceğim, günüm çok zor geçer demeyin. O nefsinizin, iblisle işbirliği sonucu bir vesvesesidir. Aksine,  çok daha dinç olursunuz.  Sen gecenin bir bölümünde Rabbin için kalkıp ibadet ettin;  Rabbinde senin hayatını kolaylaştırdı. Bunda şaşılacak bir şey yok ki? Gece marifette alınan yolun gündüz alınandan daha fazla olduğunu da öğrendin. Artık sana düşen tek şey, bir an önce Allah’ın, Resulün ve Allah yolcuları ile beraber olmak için, üstüne düşen göreve başlamandır. Yardım Bir olan, Eşi ve benzeri olmayan Allah’ımızdan mutlaka gelir. 



%d blogcu bunu beğendi: