"Namaz, Kur'an-ı Kerim, Üveysilik Zikri, Salavat"

Tag Archives: dua

Allahümme barik ala Muhammed’ in ve ala ali Muhammed’ in, kema barekte ala ibrahime ve ala ali ibrahim, inneke hamidun mecid.
Anlamı;
Allahım! Muhammed’ e ve ailesine rahmet kıl, tıpkı İbrahim’e ve ailesine rahmet kıldığın gibi. Sen övülmeye layıksın, şerefi yücesin. Muhammed’i ve ailesini mübarek kıl, tıpkı İbrahim’i ve ailesini mübarek kıldığın gibi. Sen övülmeye layıksın, şerefi yücesin.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Niçin TEVBE?

* Kul  “Tevbe Estağfurullah” diyerek; Rabbinin büyüklüğünü ve kendi acizliğini ortaya koyarak şirkten; yani İlahlık iddiasından uzaklaşır.

* Geçmişte, yaptığı hata ve günahlarının bağışlanmasını Allah’ından ister.

* İçini ve dışını temizler.

* Ahirete ve hesap gününe tam imanını ortaya koyar ve o büyük güne hazırlanır.

* Rabbimizin  “ Tevbe edin, bağışlayayım.” ,  “Denizdeki dalgaların köpüğü kadar günahınız olsa da tevbe edin, bağışlayayım.”  kutsi sözünün hayata geçmesini gerçekleştirmek; bu bağışa mahzar olmak.

* Pişmanlığını ortaya koyduktan sonra kişi,  bir daha günah işlemeyeceğine dair Yüce Allah’ ına söz vermiş olur.

* Yüce Peygamberimiz Hz. Muhammed’i (sav) örnek alır ve onun güzel ahlakı ile ahlaklanmaya başlar.

* 100 Şehit Sevabı alır. Evet 100 Şehit Sevabı alır…

Peygamber Efendimiz’ in (sav);  “KİM BENİM UNUTULMUŞ BİR SÜNNETİMİ ÖĞRENİR, YAPAR VE ÖĞRETİRSE ONA 100 ŞEHİT SEVABI VERİLİR. “ hadisini artık öğrendin. İnşallah uygulayacaksın ve ömrün boyunca bir kişiye öğretirsen ve sende ömrün boyunca zikrine devam edersen buna hak kazanır ve hayatın boyunca mutlu bir hayat sürersin.

Peygamberimizin 3 türlü sünneti vardır:

1- Kendi bedeninde gerçekleştirdikleri  ( Giyinmesi, konuşması, temizliği vs.),

2- Çevresindekilere; arkadaş ve ümmetine karşı gerçekleştirdikleri,

3- Rabbi ile olanlar.

İşte biz burada Peygamber Efendimizin (s.a.v); her türlü büyük ve küçük günahlardan uzak olmasına rağmen, biz insanlar için büyük, büyük olduğu kadar da bilinmeyen; bilinse de uygulanmayan sünnetine sahip çıkarak, uygulayarak, sizlere öğreterek ve sizin de ileride bir kardeşimizin gerçek anlamda kurtuluşuna vesile olacağınız için bu sünneti mutlaka hayata koyuyoruz. Böylelikle bu müjdeyle müjdelendik. Sizleri de müjdeliyoruz. Mübarek olsun…


Niçin  SALAT-I  ŞERİFE ?

Yüceler Yücesi Rabbimiz, bir ve eşi benzeri bulunmayan Allah’ımız buyuruyor:

 “ Kim benim Habibime (Sevdiğime) bir salat ve selam yollarsa; Ben ona 10 salat ve selam veririm.”  Bu demek ki Rabbimiz; Peygamber Efendimize (s.a.v ) 1 salat ve selam söyleyene-gönderene 10 sevap veririm demekte. 1’e 10 iyilik… Rabbimizin cömertliğine bakın. Tevbe ve estağfurullahlarla günahımız silinerek bitmedi ise; Salat-ı Şeriflerle de günahlarımız silinmeye devam eder. Yani bizlerin günde en az 100 salat ve selam yollamamız sonucunda 100X10=1000 sevap alınır ve 1000 günahımız silinir.  Rabbimizin merhametlilerin en merhametlisi oluşunun bir kez daha ortada oluşunun güzelliğine bir bakın…

Günahlardan arındıktan sonra bire on olan sevaplar biter mi hiç? Bu seferde amel defterlerimize 10 ‘ ar iyilik olarak yazılır. Taa ki, cennet ehli oluncaya kadar bu devam eder. Bitti mi? Hayır. Cennet ehli olduktan sonra da cennetteki makamının güzelleştirilmesi; bir başka değişle daha iyi cennete yükselmeye yarar. Cennet makamımız bu dünyadaki amellerimize bağlı değil mi?

* Salat-ı Şerifeler Peygamberimizi ne kadar çok sevdiğimizin bir göstergesidir.    

  (Kişi sevdiği ile beraberdir.)

* Peygamberimizin şefaat sancağı altında toplanmamızı sağlar.

* Yaklaşık 2000 adet Salat-ı Şerife var. Hangisi kolayına gelirse o Salat-ı Şerifeyi söyle. İster uzun isterse kısa olsun fark etmez. İlle de hangisi dersen biz;  “Allahümme salli ve sellim ve barik ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammed” deriz.


Niçin  11  İHLAS  VE 1 FATİHA ?

Yukarıda yazdıklarımız çok kimseler tarafından uygulanmaktadır. Ama bizim farkımız işte bu bölümde ortaya çıkmakta. 11 İhlas ve 1 Fatiha okuyup, Peygamberimize (s.a.v), O’nun   Yüce  Akrabalarının  ve  arkadaşlarının (ashabının) mübarek  ruhlarına  hediye etmeyince Arşı melekler  açmaz. Dolayısıyla salat ve selamlar Rabbimize ulaşmamış olur. Bu yüce salat ve selam arş ve arz arasında dolaşır durur. Yol budur.

* 11 İhlas ve 1 Fatiha, Yüce Kitabımızın çok çok hatmidir. Hatimle, salat ve selamlar Yüce Peygamber Efendimize (s.a.v) ve sonrada; Rabbimize ulaşır. Bunun için bu anlatılanlar, en az zikir kadar önemli ve tamamlayıcısıdır. Bu, olmazsa olmazlardan biridir.


Niçin TEVHİD?  Niçin “LA İLAHE İLLALLAH”?

Tevbe Estağfurullah ile kul içini ve dışını temizlemiş olur. Resulullah Efendimize (s.a.v)  yol almaya; yani salat ve selam yollamaya hak kazanır ve yolladıkları kabul olunur.

11 İhlas ve 1 Fatiha ile yani Kur’an-ı Kerim’in hatmi ile Rabbine yol almaya başlar. La İlahe İllallah ile de; açık olan arştan manevi yolculuk başlamış olur. Mübarek olsun… Artık Rabbin ve O’nun sevdikleri ile başbaşasın. Ne saadet, ne mutluluk… Arş ve arzda imrenilen ve sevilen biri oldun.

***Tevhidin sonunda 11 İhlas ve 1 Fatiha okunmaz***

Çünkü yattıktan sonra olsun; gündüz olsun sende tevhid devam etmektedir. Nasıl olur diye itiraz etme  ” Mutlaka  yaşayacak  ve  göreceksin.”  Sabah kalktığında zikre devam ettiğine; zikre devam ettirildiğine şaşacaksın. Şaşma, bu bir şey değil daha ne güzellikler yaşayacaksın. *Davranışlarına dikkat et. Artık başıboş değilsin. Artık devamlı izlenmektesin ve çook ama çok sevilmektesin.

 


İlgili resim

Merhabalar

Sadaka vermenin önemini bilmeyenimiz yoktur ama Hadid suresi 18. ayeti okuyalım isterseniz..


Hadid/18

İnnel mussaddikîne vel mussaddikâti ve akradûllâhe kardan hasenen yudâafu lehum ve lehum ecrun kerîm(kerîmun).

Şüphesiz ki sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar ve Allah’a güzel bir borç verenler var ya, (verdikleri) onlara kat kat ödenir. Ayrıca onlara çok değerli bir mükâfat da vardır.


İhtiyacı olana yardım etmenin yanı sıra (çünkü bunu hepimiz biliyoruz) değinmek istediğim hayvanlara gıda yardımında bulunmak.Üstelik artan yemeklari dökmek yerine bir kaba koyup ulaşabilecekleri noktalara bırakarak..

Bırakacağınız bir kap su, bir kap yemekle açlıktan ölmek üzere olan bir hayvanın hayatını kurtarabilirsiniz..Ayrıca sadaka yerinede geçer..

Sevgiler

Allah der ki; Hayvanlar benim sessiz kullarımdır.

Onlar şimdi zulme susuyorlar ama hesap günü konuşacaklardır!..(Hz. Mevlana)


 

Bismillâhirrahmânirrahîm.

HAZIRLIK :  

  • Sessiz olmalıdır. (Yüksek  sesle   değil,  kendi  duyacağın kadar  sesle olmalı.)
  • Yalnız  olunmalı. (Müsaitseniz)
  • Kimin  huzurunda olduğunu  unutmadan, edepli-terbiyeli  olunmalı.
  • Mutlaka abdestli olunmalı.
  • Gündüzün aydınlığında ve akşamın karanlığında olmak üzere (sabah ve akşam) günde 2 kere yapılmalıdır.
  • Mutlaka şu saatte yapılacak diye zaman  belirtilmez.  Kişi  kendini hazır hissettiği  zamanda gerçekleştirilir. Ama  yatarken  ve  sabah  namazının  öncesi  ve  sonraları  en   uygun zamanlardır. Herkesin uykuda olduğu zamanda Rabbimiz; ”Kulum herkes gaflette iken Beni ve Resulümü andı.” der ve zikir sahibini çok sever.

UYGULANMASI :

  • EÛZU BİLLAHİ MİNEŞ-ŞEYTÂNİRRACîM. BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHîM.
  • 100 DEFA TEVBE ESTAĞFURULLAH (sadece arapçasını da söyleyebilirsiniz)
  • –Başında Besmele Olmadan– SALAT-I ŞERİFE (SALAVAT) okuyoruz. (Sayı sınırı yoktur dilediğiniz kadar istediğiniz kadar okuyabilirsiniz, illa bizden tavsiye isterseniz saygıdan dolayı EN AZ 100 deriz.)
  • Yaklaşık 2000 adet Salat-ı Şerife var. Hangisi kolayına gelirse o Salat-ı Şerifeyi söyle. İster uzun isterse kısa olsun hiç fark etmez. İlle de tavsiye dersen biz;  “Allahümme salli ve sellim ve barik ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammed” deriz.
  • –Başlarında Besmeleyle– 11 İHLAS SURESİ (Kul Hüvallahu) ve  1 FATİHA SURESİ ( Elham )
  • Hediye : (Allah’ım senin rızan ve izninle okuduğum surelerin sevabını ve salât-ı şerifleri şanlı peygamber efendimiz Hz. Muhammed (sav)’e, ehlibeytine, yüceâlisine, ashabına, sevdiklerine, tüm meleklere ve peygamberlere, Hızır (as) ve sevdiği evliyalara, Veysel Karani hazretleri ve tüm üveyslere, sıddık, şehit, arif, salih kullara, himmet eden sultanlara, ders veren hocalarımıza ve onların hocalarına, tüm üveyslerinde hediye ettiği tüm sevgililere (istediğiniz evliya ve ölmüşlerinize ve sevdiklerinizi de hediye edebilirsiniz)
  • 1 Kere EÛZU BİLLAHİ MİNEŞ-ŞEYTÂNİRRACîM. BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHîM.
  • “LA İLAHE İLLALLAH” okuyoruz. (Sayı sınırı yoktur dilediğiniz kadar istediğiniz kadar okuyabilirsiniz, illa bizden tavsiye isterseniz saygıdan dolayı EN AZ 100 deriz.)

***Not: Zikri  bitirdikten  sonra  11  ihlas ve 1 Fatiha  okunmayacaktır…***

Bu  kadar mı? Evet bu kadar.

ÖNEMLİ: Zikre hemen başlayabilirsiniz, Allah’ı ve Şanlı Resulümüzü anmak için kimseden icazet almanıza gerek yoktur. Sitemiz VİDEOLAR kısmından SAFRANBOLU sohbetini mutlaka dinleyiniz.

Üveysilik Nedir? Marifet Nedir? Neden bu zikri yapıyoruz? Allah’a ve Resule sevgili olmak nedir? Nasıl olabiliriz? Zikirde neler yaşanıyor ve yaşayacaksınız? sorularının ve daha fazlasının cevabı bu videoda mevcuttur.

 



 

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Bu arada ama rüyada, ama namazda, ama zikirde –Nefsinin sembolü olan bir hayvan– görürsün. Senin nefsin bu hayvanla sıfatlanmış demektir. Eğer ölmüş görürsen, sen nefsine Allah’ın yardımıyla galip geleceksin demektir. Yok, bağlı olarak görürsen nefsin sana zarar veremeyecek demektir. Yok, başıboş görürsen nefsinle mücadele edeceksin demektir. Üzülme Allah’tan sana mutlaka yardım gelir.

Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed (s.a.v ) ne buyurmuş: Nefsini bilen Rabbini bilir. Artık nefsinin ne olduğunu öğrenmişsin ve geriye kalan yıllarında ne ile mücadele etmen gerektiğini doğrudan öğrenmişsin demektir. Yani gördüğün, hayvanın kötü özellikleriyle mücadele ederek; sendeki kötü huy ve davranışlardan uzaklaşman gerekmektedir. İşte zikir ne ile mücadele etmen gerektiğini öğreten, temelini Kur’an ve Peygamberimizin (s.a.v) yaşamından alan ve O’nun öğretileri ile bilgilenmeni ve hayatını, bu iki temel dayanağının varlığına sımsıkı bağlı olman gerektiğini öğreten birinci elden öğretidir. Bu yolun yolcularına bilmedikleri öğretilir ve sevgili mutlaka korunur. Bu Allah’ın bir lütfudur. Artık hayatını baştan aşağıya (ister farkında ol; ister olma fark etmez) Kur’an ve Hadisler içinde yaşar gidersin.

Zikre başladığında; Üveys Veysel Karane Zikrine başladığında, mutlaka ama mutlaka nefsinin, hangi hayvanî sıfatla sıfatlandırıldığını birinci elden ve doğru olarak alırsın. Gösterilen hayvanla nefsin birebir aynıdır.

Yılan şeklinde görünürse: Yalancı, acıması az, sinsi, fırsatını bulunca insanlara acımadan saldıran, gıybet yapan ve bundan zevk alan vb. kötü ahlakı taşıyansın demektir.

Domuz olarak gösterilirseSen helali haramı ayırt etmeyensin. Bu kazanç yönünde olduğu gibi eşine sadık olmaya asla önem vermeyen birisisin. Her şey benim olmalı düşüncesini taşıyan bencilin, vurdumduymazın tekisin.

Ayı, kaplan, çakal, kurt vb. yırtıcı hayvanlardan birisi gösterilirseSen acıma – merhamet bilmeyensin. Hoşuna giden her şeyin senin olmasını isteyensin. İstemekle kalmayıp bunun için her yola başvurmaktan çekinmeyen birisisin demektir.

Köpek nefse sahipsen: Parayı – dünyayı çok sevensin, para için her şeyi yapansın demektir. Ama sevdiklerini de korumaya çalışansın. Bir yere kadar (menfaatine ters düştüklerinde) onları da yok sayabilecek kadar vurdumduymazsın demektir.

Bu arada şunu da belirtelim ki; gösterilen hayvanın boyunun, büyük veya küçük olması ile de nefisle eşdeğer olmuştur. Yani hayvan ne kadar büyükse nefsiniz o kadar büyük, hayvan ne kadar küçük ise nefsiniz de o kadar küçük demektir.


 

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Bu kokular da ilahi kokulardır. Sevgili Peygamberimizin (s.a.v) hadisinde bahsettiği “Bana dünyada 3 şey sevdirildi; güzel koku, kadın ve gözümün nuru namaz.” İşte bahsedilen kokuları koklamaya başlarsın. Bu kokular şimdiye kadar kokladığın kokulardan farklıdır. Önceleri azar azar koku gelir ve gider.

Önceleri farkına bile varmazsın. Daha sonraları kokular  bazen çok şiddetli  olur; camide namaz  kıldığın mümin kardeşinden geliyor sanırsın. Hayır, bu sana verilmiş ilahi bir armağandır. Bu  kokuyu  senden başkası  duymaz. Yalnız  senin  gibi  Zikir Ehli, yani Allah  yolunun  yolcusu varsa  o da kokuyu duyar-koklar. Başkaları  bunu  duyamaz. Kokuların en çok  duyulduğu  yer ve mekânlar camide ibadet  ederken  ve  türbelerde Allah dostları Evliyaların yanında Salat-ı Şerifeleri söylerken olur. Türbedeki Allah dostunun sana  verdiği “ Hoş geldin. “ kokusudur. Peygamberimizin kokusu Gül; Torunlarının  reyhan; Hz. Ali’nin   kırmızı   karanfil; Horasan Evliyalarının (Ahmet Yesevi Hz.lerinin Anadolu’ya gönderdiği evliyalarının) ise dağ çiçekleri gibi değişik değişiktir. İşte, artık   senin sevildiğinin  bir  başka  gösteriş şeklini sana yaşatırlar. Daha  sonraları  “tesbihin” kokmaya başlar. Eğer  kimseye  söylemezsen, evinin bütün  odaları bu  ilahi  armağanlarla dolar, taşar. Ta ki, birine söyleyinceye kadar  veya  fark edilinceye   kadar kokar durur. Onlarca  yıl  namaz  kılıp, bu kokudan  mahrum   olan  nice  kullar   var. Allah   sizi böyle  olmaktan muaf  kılsın. Amin.

Bu kokular cennetteki “Misk Dağından” getirilir. Evliyaların makamlarında, Yasin  okumayınız. Bunun  yerine  Salat-ı Şerif  söyleyiniz. Görün, bakın; nasıl kokularla karşılanacaksınız.
* Burası çok önemli: Sana bir evliya öğretmen olarak verilir. Bizi diğer  zikir ehillerinden ayıran en önemli özellik budur. Yaşayan nefs sahibi bir kul verilmez. Herkesin öğretmeni ayrı olabileceği gibi sana bu zikri  öğretenin  evliyası da  olabilir. Bunlar  senin bilmediklerini, ya da yanlış bildiklerinin doğrusunu sana öğretirler. Bu kalbine ilham olduğu gibi rüyada olur, perde  kalkarak  olur. Ne demek istediğimi yaşarken öğreneceksin. Daha fazla açamam, açsam da  anlatamam. Sonuçta  anlayamazsın. Çünkü aklın bu marifet dünyasında  bilebilirliği yok. Ne öğretilirse onu kavrar, daha  fazlasını  değil. İşte  o evliyanı  sana  sevdirirler ve   seni de  ona sevdirirler. Yanına  varır varmaz ilahi  kokuları sana  koklatırlar. “Yaşa ve gör“



%d blogcu bunu beğendi: